Type any word!

"aggravated" in Turkish

ağırlaştırılmışdaha da kötüleşmişçok sinirlenmiş

Definition

Bir şey daha kötü ya da ciddi hale geldiğinde, ya da birisi çok sinirlendiğinde kullanılır. Hukukta, suçun daha ağır olması anlamına gelir.

Usage Notes (Turkish)

'aggravated assault' gibi hukuk terimlerinde kullanılır ve daha ciddi olayları belirtir. Kişileri tarif ederken, hafif kızgınlıktan daha şiddetli bir rahatsızlığı ifade eder. Hafif durumlar için uygun değildir.

Examples

The injury was aggravated by running on it.

Koşmak, yarayı **ağırlaştırdı**.

He sounded aggravated during the meeting.

Toplantı sırasında **çok sinirli** olduğu belliydi.

The situation became aggravated after the argument.

Tartışmadan sonra durum **daha da kötüleşti**.

He was charged with aggravated robbery because he used a weapon.

Silah kullandığı için **ağırlaştırılmış** soygunla suçlandı.

You look really aggravated—want to talk about it?

Çok **sinirli** görünüyorsun—konuşmak ister misin?

Her aggravated tone made it clear she had lost patience.

Onun **çok sinirli** tonu, sabrının tükendiğini gösteriyordu.