Type any word!

"afloat" in Turkish

yüzeyde kalanayakta kalan (özellikle mali olarak)

Definition

Bir şeyin su yüzeyinde kalması veya bir işin, kurumun ya da kişinin (özellikle finansal olarak) ayakta kalmaya devam etmesi anlamına gelir.

Usage Notes (Turkish)

Hem nesnenin gerçekten su yüzeyinde kalması hem de iş veya kişinin finansal açıdan hayatta kalması anlamında kullanılır. 'stay afloat', 'keep the business afloat' gibi ifadelerle geçer.

Examples

The boat stayed afloat in the storm.

Fırtınada tekne **yüzeyde kaldı**.

We need money to keep the business afloat.

İşi **ayakta tutmak** için paraya ihtiyacımız var.

Leaves were afloat on the pond.

Yapraklar gölette **yüzeyde kalıyordu**.

After months of hard work, we're finally staying afloat.

Aylarca çalıştıktan sonra sonunda **ayakta kalabiliyoruz**.

She managed to keep herself afloat after losing her job.

İşini kaybettikten sonra bile kendini **ayakta tuttu**.

Even though bills keep coming, we're just barely afloat right now.

Faturalar gelmeye devam ediyor ama şu anda zar zor **ayakta kalıyoruz**.