"afford" in Turkish
Definition
Bir şeyi yapmak ya da almak için yeterli para, zaman veya kaynaklara sahip olmak demektir; genellikle maddi durum için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle isim ya da mastar ile kullanılır: 'afford a car', 'afford to buy a car'. Olumsuz ve soru cümlelerinde sık görülür; zaman veya risk anlamına da gelebilir: 'I can't afford to be late'.
Examples
We can't afford a new car right now.
Şu anda yeni bir araba **alacak gücümüz yok**.
Can you afford this phone?
Bu telefonu **karşılayabilir misin**?
I can't afford to miss another day of work.
Bir gün daha işe gelmemeyi **göze alamam**.
With rent going up again, we're barely affording groceries.
Kira yine arttı; zar zor **yiyecek alabiliyoruz**.
We can't afford to wait much longer.
Daha fazla **beklemeye gücümüz yok**.
Honestly, I can't afford another mistake on this project.
Açıkçası, bu projede bir hata daha yapmaya **tahammülüm yok**.