"adversary" en Turkish
Definición
Karşılaştığınız veya mücadele ettiğiniz kişi ya da taraf. Genellikle spor, hukuk veya edebiyatta kullanılır.
Notas de Uso (Turkish)
Bu kelime resmî ve edebi söylemde daha sık kullanılır. 'worthy adversary', 'formidable adversary' gibi kalıplarla karşılaşabilirsiniz. Günlük konuşmada 'opponent' veya 'enemy' daha yaygın.
Ejemplos
The chess player defeated his adversary.
Satranç oyuncusu **rakibini** yendi.
Every superhero has a powerful adversary.
Her süper kahramanın güçlü bir **rakibi** vardır.
During the debate, she listened carefully to her adversary.
Tartışma sırasında **rakibini** dikkatle dinledi.
They became friends after years of being fierce adversaries on the basketball court.
Basketbol sahasında yıllarca çetin **rakip** olduktan sonra arkadaş oldular.
Negotiations stalled when neither side trusted their adversary.
Taraflardan hiçbiri **hasmına** güvenmediği için müzakereler tıkandı.
"You make a worthy adversary," he said with respect.
"Sen değerli bir **rakipsin**," dedi saygıyla.