Введите любое слово!

"adrift" in Turkish

başıboşsürüklenen

Definition

Bir şeye bağlı ya da sabit olmayan, suda serbestçe yüzen şey. Ayrıca yönü veya amacı olmayan kişiler için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'Başıboş' ve 'sürüklenen' kelimeleri hem nesneler (özellikle su üstünde) hem kişiler için kullanılabilir. 'Set adrift', 'left adrift' gibi ifadeler genellikle yazılı ve edebi dilde geçer.

Examples

The boat was adrift in the open sea.

Tekne açık denizde **başıboş** sürükleniyordu.

After losing his job, he felt completely adrift.

İşini kaybettikten sonra tamamen **başıboş** hissetti.

A few logs went adrift down the river.

Birkaç kütük nehirde **sürükleniyordu**.

She graduated college but felt a bit adrift without clear plans.

Üniversiteden mezun oldu ama net bir planı olmadığı için biraz **başıboş** hissetti.

The old fishing net was found adrift near the shore.

Eski balık ağı kıyıya yakın **sürüklenmiş** olarak bulundu.

After the breakup, he was emotionally adrift for months.

Ayrılıktan sonra aylarca duygusal olarak **başıboş** kaldı.