Type any word!

"acme" in Turkish

zirvedoruk

Definition

Bir şeyin gelişiminde veya başarısında ulaşılan en yüksek nokta ya da doruktur.

Usage Notes (Turkish)

'Zirve' ve 'doruk' daha çok edebi ve resmi metinlerde kullanılır. Günlük konuşmada 'tepe noktası' ya da 'en üst' tercih edilir.

Examples

He reached the acme of his career at age 40.

40 yaşında kariyerinin **zirvesi**ne ulaştı.

The invention marked the acme of technology at that time.

Bu buluş, o dönemin teknolojisinin **zirvesini** gösteriyordu.

The acme of the mountain was covered in snow.

Dağın **zirvesi** karla kaplıydı.

Winning the award was the absolute acme of her life.

Ödülü kazanmak hayatının mutlak **zirvesiydi**.

Some say that classic novel is the acme of English literature.

Bazıları bu klasik romanın İngiliz edebiyatının **zirvesi** olduğunu söyler.

His performance was truly the acme; he couldn't have done better.

Performansı gerçekten **zirve**ydi; daha iyisi olamazdı.