"zoom in on" in Turkish
Definition
Kamera, ekran veya cihazı bir şeyi daha yakından gösterecek şekilde ayarlamak; aynı zamanda belirli bir detaya veya konuya dikkatini yoğunlaştırmak.
Usage Notes (Turkish)
Teknik anlamda (fotoğraf, görüntülü konuşma) ve mecazi olarak (örneğin bir problem üzerine odaklanma) kullanılır. Günlük konuşmada yaygındır.
Examples
You can zoom in on the photo to see more details.
Fotoğrafı **yakınlaştırarak** detayları daha iyi görebilirsin.
Let’s zoom in on your face for this video call.
Bu video görüşmesinde yüzüne **yakınlaştıralım**.
The teacher asked us to zoom in on the main idea of the story.
Öğretmen bizden hikâyenin ana fikrine **odaklanmamızı** istedi.
If you zoom in on the map, you’ll find the little café I mentioned.
Haritada **yakınlaştırırsan**, bahsettiğim küçük kafeyi bulursun.
Reporters tend to zoom in on the most dramatic parts of the story.
Muhabirler genellikle hikâyenin en dramatik kısımlarına **odaklanır**.
Let’s zoom in on what’s really important here instead of arguing.
Tartışmak yerine burada gerçekten önemli olana **odaklanalım**.