"with ease" in Turkish
Definition
Bir şeyi zorlanmadan, çaba göstermeden yapmak.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi ve yazılı dilde kullanılır; genellikle fiillerden sonra gelir: 'solve with ease'. Günlük konuşmada 'kolayca' veya 'sorun olmadan' şeklinde tercih edilir.
Examples
She finished the exam with ease.
Sınavı **rahatlıkla** bitirdi.
The baby learned to walk with ease.
Bebek **kolaylıkla** yürümeyi öğrendi.
He can solve math problems with ease.
O matematik soruları **kolaylıkla** çözebiliyor.
She handles difficult customers with ease, never losing her smile.
Zor müşterilerle **kolaylıkla** başa çıkıyor ve asla gülümsemesini kaybetmiyor.
After years of practice, he moves across the dance floor with ease.
Yıllar süren pratikten sonra, dans pistinde **rahatlıkla** hareket ediyor.
He gave his speech with ease, as if he had done it a thousand times.
Konuşmasını **kolaylıkla** yaptı, sanki binlerce kez yapmış gibi.