"wince" in Turkish
Definition
Acı, rahatsızlık ya da utanma sırasında istemsiz olarak yüz ya da vücudu hafifçe ekşitmek veya kasmak.
Usage Notes (Turkish)
Genelde hafif acı, rahatsızlık veya utanç anında, istemsiz ve küçük bir mimik ya da hareketle olur. 'wince at' ile sık kullanılır. Ağlama veya bağırma gibi yoğun değildir.
Examples
He winced when the doctor touched his arm.
Doktor koluna dokununca o **yüzünü ekşitti**.
She winced at the loud noise.
Yüksek sesten dolayı **yüzünü ekşitti**.
Children often wince when they taste something sour.
Çocuklar ekşi bir tat aldıklarında sıkça **yüzlerini ekşitir**.
"Ouch!" Jake winced as he stubbed his toe on the table.
"Ah!" Jake masayağı masaya çarpınca **yüzünü ekşitti**.
I always wince at cringeworthy scenes in movies.
Filmlerde utanç verici sahneleri izlerken her zaman **yüzümü ekşitirim**.
Try not to wince when you get your vaccine shot.
Aşı olurken **yüzünü ekşitmemeye** çalış.