Herhangi bir kelime yazın!

"wielding" in Turkish

kullanmaksavurmak (silah/güç)

Definition

Bir şeyi, özellikle silah veya aleti elinde tutup kullanmak. Ayrıca yetki veya etkiyi uygulamak anlamına da gelir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle 'kılıç', 'güç' veya 'etki' gibi kelimelerle kullanılır. Günlük nesnelerde nadiren kullanılır; kontrol veya otoriteyi vurgulamak için tercih edilir.

Examples

He was wielding a sword during the demonstration.

Gösteri sırasında bir kılıç **kullanıyordu**.

She is wielding a hammer to fix the chair.

Sandalyeyi tamir etmek için bir çekiç **kullanıyor**.

The king was wielding great power over his people.

Kral, halkı üzerinde büyük bir güç **kullanıyordu**.

The protester came wielding a sign and a megaphone.

Protestocu bir pankart ve megafon **kullanarak** geldi.

She enjoys wielding influence behind the scenes.

O, perde arkasında etki **kullanmayı** sever.

You shouldn’t go around wielding that thing so carelessly.

O şeyi bu kadar dikkatsizce **kullanmamalısın**.