"wickedness" in Turkish
Definition
Çok kötü, ahlaken yanlış ya da kasıtlı olarak zarar veren davranış veya huy. Genellikle büyük kötülükler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Kötülük' daha çok resmi, edebi ve dini bağlamlarda büyük, derin zararlar veya ahlaki kötülükler için kullanılır; çocukların yaramazlıkları için uygun değildir.
Examples
They were shocked by the villain's wickedness.
Kötü karakterin **kötülüğü** karşısında şaşırdılar.
Wickedness can destroy friendships and trust.
**Kötülük** arkadaşlıkları ve güveni yok edebilir.
People prayed to be protected from wickedness.
İnsanlar, **kötülük**ten korunmak için dua ettiler.
His jokes sometimes have a hint of wickedness that makes people nervous.
Esprilerinde bazen insanları tedirgin eden bir miktar **kötülük** vardır.
The story's main theme is the struggle between goodness and wickedness.
Hikayenin ana teması, iyilik ve **kötülük** arasındaki mücadeledir.
Decades of wickedness left the country in ruins.
On yıllarca süren **kötülük** ülkeyi harabeye çevirdi.