"white on rice" in Turkish
Definition
Birine veya bir şeye çok yakından dikkatle eşlik etmek veya takip etmek, hiç ayrılmadan yanında olmak.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik, samimi Amerikan İngilizcesinde kullanılır. Fazlasıyla yakın takip veya abartılı dikkat anlamı taşır; deyim olarak kullanılır, gerçek anlamı yoktur.
Examples
The security guard stuck to the suspect like white on rice.
Güvenlik görevlisi şüphelinin peşinden **pirincin üzerindeki beyaz gibi** ayrılmadı.
My dog follows me around the house like white on rice.
Köpeğim evde sürekli peşimden **pirincin üzerindeki beyaz gibi** ayrılmaz.
She watched her little brother like white on rice during the party.
Partide küçük kardeşini **pirincin üzerindeki beyaz gibi** gözünden ayırmadı.
The paparazzi are on that celebrity like white on rice these days.
Son zamanlarda paparazziler o ünlünün peşinde **pirincin üzerindeki beyaz gibi** hiç ayrılmıyor.
If there's free food, he'll be there like white on rice.
Ücretsiz yiyecek varsa, orada **pirincin üzerindeki beyaz gibi** hemen olur.
Ever since I started my new job, my boss is on me like white on rice.
Yeni işe başladığımdan beri patronum bana **pirincin üzerindeki beyaz gibi** hiç ayrılmıyor.