"whirling" in Turkish
Definition
Hızlıca dönen veya savrularak bir eksen etrafında hareket eden şeyleri anlatır.
Usage Notes (Turkish)
'whirling' daha çok betimleyici ve edebi anlatımlarda kullanılır; 'yapraklar', 'kar', 'dansçılar', 'rüzgar' ile uyumlu olur. Gündelik dilde 'dönmek' daha yaygındır.
Examples
The leaves were whirling in the wind.
Yapraklar rüzgarda **dönüyordu**.
She watched the snowflakes whirling outside.
Dışarıda kar tanelerinin **savrulduğunu** izledi.
The children were whirling around the playground.
Çocuklar oyun alanında **dönüp duruyordu**.
My head was whirling after all that bad news.
Bütün o kötü haberlerden sonra başım **dönüyordu**.
The dancers moved in whirling circles on stage.
Dansçılar sahnede **dönen** daireler çiziyordu.
After spinning on the ride, he stumbled off, still whirling.
Oyuncağın etrafında döndükten sonra indi, hâlâ **dönüyordu**.