Herhangi bir kelime yazın!

"whimper" in Turkish

sızlanmakinlemek

Definition

Genellikle acı, korku ya da mutsuzluktan dolayı düşük ve hafif bir sesle ağlama ya da yakınma fiili.

Usage Notes (Turkish)

'Ağlamak' ya da 'inlemek'ten daha hafif ve yumuşak bir tondadır. Çocuklar veya küçük hayvanlar gibi sessiz ağlayanlar için yaygındır.

Examples

The puppy began to whimper when it was left alone.

Yavru köpek yalnız kalınca **sızlanmaya** başladı.

She could hear her baby whimper in the other room.

Başka odadan bebeğinin **sızlandığını** duydu.

The injured cat tried to whimper softly.

Yaralı kedi hafifçe **sızlanmaya** çalıştı.

Don't whimper—tell me what's wrong so I can help.

**Sızlanma**—ne olduğunu söyle ki yardımcı olayım.

He didn't cry, just whimpered a little after falling down.

Ağlamadı, sadece düştükten sonra biraz **sızlandı**.

The movie was so sad that some people started to whimper quietly in the theater.

Film o kadar üzücüydü ki bazıları sinemada sessizce **sızlanmaya** başladı.