"wherewithal" in Turkish
Definition
Bir şeyi yapmak için gereken para, kaynak veya imkân.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmî veya yazılı dilde geçer. Genellikle maddi imkân veya kaynaklar için kullanılır.
Examples
I don't have the wherewithal to buy a car right now.
Şu anda bir araba alacak **imkânım** yok.
She finally saved enough wherewithal for her trip.
Sonunda seyahati için yeterli **maddi kaynak** biriktirdi.
Do you have the wherewithal to start this project?
Bu projeye başlamak için **imkânın** var mı?
He had the ambition but none of the wherewithal to make it happen.
Hırsı vardı ama bunu gerçekleştirmek için hiç **imkânı** yoktu.
They lacked the wherewithal to survive the harsh winter.
Şiddetli kışı atlatacak **maddi kaynağa** sahip değillerdi.
Without the financial wherewithal, the plan fell apart quickly.
Mali **imkân** olmadan plan hızla bozuldu.