"weigh into" in Turkish
Definition
Bir tartışma veya duruma, özellikle kendi fikrini güçlü bir şekilde dile getirmek için dahil olmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle gayriresmîdir. Bir tartışmaya aktif ve kararlı şekilde dâhil olmayı belirtir, 'weigh in' (katkıda bulunmak ya da tartıya çıkmak) ile karıştırmayın.
Examples
She decided to weigh into the discussion about school rules.
Okul kurallarıyla ilgili tartışmaya **müdahale etmeye** karar verdi.
The president quickly weighed into the debate.
Başkan hızla tartışmaya **karıştı**.
Sometimes it's better not to weigh into an argument between friends.
Bazen arkadaşlar arasındaki bir tartışmaya **karışmamak** daha iyidir.
He loves to weigh into any controversy, even when it's not his business.
Kendisini ilgilendirmese bile her tartışmaya **müdahale etmeyi** sever.
Journalists often weigh into political debates with strong opinions.
Gazeteciler genellikle güçlü görüşlerle siyasi tartışmalara **müdahale ederler**.
I was going to stay quiet, but I couldn't help but weigh into the heated conversation.
Sessiz kalacaktım ama hararetli konuşmaya **müdahale etmeden** duramadım.