Herhangi bir kelime yazın!

"weeping" in Turkish

ağlamakgözyaşı dökmek

Definition

Sessizce ya da duygusal şekilde gözyaşı dökmek. Ayrıca bir yaranın sıvı akıtması ya da söğüt ağacının dallarının aşağı sarkması için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Basit 'ağlamak' yerine daha duygusal ve edebi durumlarda tercih edilir. 'Sessizce ağlamak' ya da 'ağlayan söğüt' gibi ifadelerde kullanılır. Ayrıca bir yaranın sıvı akıtması için de uygundur.

Examples

The baby was weeping softly in her crib.

Bebek beşiğinde hafifçe **ağlıyordu**.

She could not stop weeping at the sad movie.

O, üzücü filmi izlerken **ağlamayı** durduramadı.

Tears ran down his cheeks as he was weeping.

O **ağlarken** gözyaşları yanaklarından süzüldü.

She sat by the window, weeping quietly as the rain fell outside.

O, pencere kenarında oturuyor, dışarıda yağmur yağarken sessizce **ağlıyordu**.

The old woman’s eyes were red from weeping all night.

Yaşlı kadının gözleri bütün gece **ağlamaktan** kızarmıştı.

The wound on his leg was still weeping, so the nurse changed the bandage.

Bacağındaki yara hâlâ **sıvı akıtıyordu**, bu yüzden hemşire bandajı değiştirdi.