Herhangi bir kelime yazın!

"weave" in Turkish

dokumakörmek (hikaye, unsur)zikzak yapmak

Definition

İplikleri bir araya getirip kumaş ya da sepet yapmak, ya da farklı öğeleri bir bütün haline getirmek anlamına gelir. Ayrıca, bir yerden zikzak yaparak geçmeyi de ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

Dokuma genelde kumaş veya sepet için, 'örmek' ise hem gerçek hem mecaz hikaye/unsur bütünlüğü için kullanılır. Hareket anlamında 'zikzak yapmak' veya 'aralardan geçmek' denir. 'weave a story' = 'hikaye örmek'.

Examples

She learned to weave baskets from her grandmother.

Büyükannesinden sepet **dokumayı** öğrendi.

The author weaves mystery and humor into every chapter.

Yazar her bölüme gizem ve mizahı **örüyor**.

The cyclist weaved through the busy traffic.

Bisikletli yoğun trafikte **zikzak yaptı**.

She wove together stories from three different generations into one beautiful novel.

Üç farklı neslin hikayelerini **örerek** güzel bir roman oluşturdu.

He weaved in and out of lanes like a maniac — I was terrified.

Bir deli gibi şeritler arasında **zikzak yaptı**—Korktum.

The documentary skillfully weaves interviews with archival footage to tell the story.

Belgesel, röportajlar ile arşiv görüntülerini ustaca **birleştirerek** hikayeyi anlatıyor.