Herhangi bir kelime yazın!

"washtub" in Turkish

leğençamaşır leğeni

Definition

Giysileri elde yıkamak için kullanılan, su ve sabunla doldurulan büyük ve derin bir kap.

Usage Notes (Turkish)

‘Leğen’ veya ‘çamaşır leğeni’ daha çok geleneksel veya eski tip çamaşır yıkama anlatımlarında geçer. Günümüzde modern makineler için kullanılmaz.

Examples

She filled the washtub with hot water and soap.

Sıcak su ve sabunla **leğen**i doldurdu.

The wet clothes were rinsed in a washtub.

Islak giysiler **çamaşır leğeni**nde durulandı.

The old farmhouse still had a metal washtub in the backyard.

Eski çiftlik evinin arka bahçesinde hâlâ metal bir **leğen** vardı.

Before washing machines, people scrubbed their clothes in a washtub.

Çamaşır makinelerinden önce insanlar kıyafetleri **leğen**de ovalardı.

He used a big plastic washtub for bathing his dog.

Köpeğini yıkamak için büyük plastik bir **leğen** kullandı.

The band made a homemade bass using a washtub and a broomstick.

Grup bir **leğen** ve sapla ev yapımı bas yaptı.