"wander" in Turkish
Definition
Açık bir yön ya da plan olmadan yavaşça gezmek. Bazen zihnin odağını kaybedip başka şeyler düşünmesini de anlatır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok rahat, amaçsız dolaşmak için kullanılır: 'wander around the city', 'wander through a park'. Dalgınlık için 'my mind wandered' çok yaygındır.
Examples
We wandered around the market for an hour.
Bir saat boyunca pazarda **dolaştık**.
The dog wandered into our yard.
Köpek bahçemize **dolaşarak girdi**.
My mind wanders in long meetings.
Uzun toplantılarda zihnim **dalar**.
We spent the afternoon wandering through little streets and cafés.
Öğleden sonrayı küçük sokaklarda ve kafelerde **dolaşarak** geçirdik.
Sorry, I missed that last part — my thoughts wandered for a second.
Üzgünüm, son kısmı kaçırdım — bir anlığına **daldım**.
If you wander too far from the group, you might get lost.
Gruptan çok uzaklara **dolaşırsan** kaybolabilirsin.