"walk in" in Turkish
Definition
Bir yere (genellikle mağaza, ofis veya oda) önceden randevu veya davet olmadan girmek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'walk-in müşteri', 'walk-in klinik' gibi iş yerlerinde kullanılır. Teklif ya da randevu gerektirmez. 'Walk in on' ifadesi beklenmedik anda içeri girmeyi belirtir.
Examples
You can just walk in to the store anytime.
Mağazaya istediğin zaman **içeri girebilirsin**.
Patients can walk in to this clinic without an appointment.
Bu kliniğe hastalar randevusuz **girebilir**.
Anyone can walk in and ask for help.
Herkes **içeri girip** yardım isteyebilir.
He just walked in without knocking and surprised us.
Kapıyı çalmadan doğrudan **içeri girdi** ve bizi şaşırttı.
We accept both walk-in and scheduled customers.
Hem **randevusuz gelen** hem de rezervasyonlu müşterileri kabul ediyoruz.
She didn’t call ahead—she just walked in and asked to speak to the manager.
Önceden aramadı—doğrudan **içeri girip** müdürle görüşmek istedi.