"walk across" in Turkish
Definition
Bir yerin (cadde, köprü, oda gibi) bir ucundan diğer ucuna yürüyerek geçmek.
Usage Notes (Turkish)
Belirgin alanlar için ('caddeyi yürüyerek geçmek' gibi) kullanılır; uzun mesafelerde tercih edilmez.
Examples
It's safe to walk across when the light is green.
Işık yeşilken güvenle **yaya olarak karşıdan karşıya geçebilirsin**.
We need to walk across the bridge to get to the park.
Park'a gitmek için köprüyü **yaya olarak karşıdan karşıya geçmemiz** gerekiyor.
Please don’t walk across the grass.
Lütfen çimlerin üzerinden **yürüyerek geçmeyin**.
I saw you walk across the hall to talk to your friend.
Arkadaşınla konuşmak için salonu **yürüyerek geçtiğini** gördüm.
She hesitated before she walked across the busy street.
Kalabalık caddeyi **yürüyerek geçmeden** önce tereddüt etti.
If you walk across here, you’ll get wet—it just rained.
Buradan **yürüyerek geçersen** ıslanırsın, çünkü yeni yağmur yağdı.