"vivant" in Turkish
Definition
Enerji dolu, canlı ve hayat dolu insanları, yerleri veya şeyleri tanımlamak için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Vivant' genellikle edebi veya sanatsal anlatımlarda tercih edilir; günlük dilde 'canlı', 'hareketli', 'renkli' gibi ifadeler daha yaygındır.
Examples
The painting is very vivant, full of bright colors.
Tablo çok **canlı**, parlak renklerle dolu.
She has a vivant personality that makes everyone smile.
Onun kişiliği çok **canlı**; herkesi güldürür.
The festival had a vivant atmosphere.
Festivale çok **canlı** bir atmosfer hâkimdi.
The garden looked especially vivant after the morning rain.
Bahçe, sabah yağmurundan sonra özellikle **canlı** görünüyordu.
His speech was so vivant that the whole audience was energized.
Konuşması o kadar **canlı**ydı ki tüm izleyiciler enerjilendi.
You could feel the vivant spirit of the city at night.
Geceleri şehrin **canlı** ruhu hissediliyordu.