"visceral" in Turkish
Definition
Akıl yerine içgüdüsel, derin duygularla ilişkili; nadiren de vücudun iç organlarıyla ilgili anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
"Visceral reaction" gibi kalıplarda derin ve içgüdüsel tepkiler için sıkça kullanılır. Günlük konuşmalarda iç organ anlamı nadirdir; genellikle edebi ya da akademik metinlerde görülür.
Examples
He had a visceral fear of snakes.
O yılanlara karşı **içgüdüsel** bir korku duyuyordu.
The movie gave me a visceral reaction.
Film bana **içgüdüsel** bir tepki verdi.
Her anger was visceral, not logical.
Onun öfkesi **içgüdüsel**di, mantıklı değildi.
His speech sparked a visceral response in the audience.
Konuşması dinleyicilerde **içgüdüsel** bir tepki uyandırdı.
I trust my visceral instincts when making big decisions.
Büyük kararlar alırken **içgüdüsel** sezgilerime güvenirim.
There's something visceral about the way music moves people.
Müzik insanları etkilerken **içgüdüsel** bir şey vardır.