"villainy" in Turkish
Definition
Çok kötü veya ahlaksızca davranışlar; genellikle hikaye ya da filmlerdeki kötü karakterlerin yaptığı türden işler.
Usage Notes (Turkish)
Günlük dilde nadiren kullanılır; daha çok edebiyat veya tarihî anlatımlarda güçlü kötülük için geçerlidir. Küçük hatalar için uygun değildir.
Examples
The villainy of the witch scared the whole village.
Cadının **kötülüğü** tüm köyü korkuttu.
The story is full of villainy and danger.
Hikaye **kötülük** ve tehlike dolu.
People will never forget his acts of villainy.
İnsanlar onun **kötülüklerini** asla unutmayacak.
Behind his charm was a heart full of villainy.
Cazibesinin arkasında **kötülük** dolu bir kalp vardı.
The movie reveals the depth of her villainy as the plot twists.
Film, olay örgüsü ilerledikçe onun **kötülüğünün** derinliğini ortaya koyuyor.
No one suspected the quiet neighbor was capable of such villainy.
Kimse sessiz komşunun böyle bir **kötülük** yapabileceğini tahmin etmedi.