Herhangi bir kelime yazın!

"vilified" in Turkish

kötülenmişkaralanmışiftiraya uğramış

Definition

Birinin haksız ve aşırı derecede kötü ya da kötü niyetli olarak gösterilmesi ya da hakkında kötü konuşulması.

Usage Notes (Turkish)

Resmî veya akademik ortamlarda, haberlerde ve edebiyatta sıkça kullanılır. Genellikle edilgen yapıda (‘was vilified’) geçer. ‘criticized’dan daha ağır ve olumsuz bir anlam taşır.

Examples

The politician was vilified in the press.

Siyasetçi basında **kötülenmişti**.

They felt vilified for their beliefs.

İnançları yüzünden **kötülenmiş** hissettiler.

The company was vilified online after the scandal.

Şirket skandal sonrası internette **karalanmıştı**.

She felt unfairly vilified just for making a mistake at work.

Sadece işte hata yaptığı için kendini haksız yere **kötülenmiş** hissetti.

Many celebrities are vilified on social media for things they never actually did.

Birçok ünlü, aslında yapmadıkları şeyler için sosyal medyada **kötüleniyor**.

After the documentary aired, he was instantly vilified by the public.

Belgesel yayınlandıktan sonra, halk tarafından hemen **kötülenmişti**.