"victuals" in Turkish
Definition
İnsanların yemesi için bulundurulan yiyecekler; genellikle eski veya edebi metinlerde kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Günlük dilde kullanılmaz; onun yerine 'yiyecek' veya 'gıda' tercih edilir. Tarihî hikaye ve mizahi öykülerde duyabilirsiniz.
Examples
They packed enough victuals for the journey.
Yolculuk için yeterince **erzak** hazırladılar.
The sailors stored their victuals below deck.
Denizciler **erzaklarını** güvertinin altına depoladı.
We shared the victuals around the campfire.
Kamp ateşinin etrafında **erzakları** paylaştık.
He joked that his cooking barely counted as victuals.
Yemeklerinin neredeyse **erzak** sayılmayacağını şaka yaptı.
The old travelers traded stories and victuals at the inn.
Yaşlı gezginler handa hikayeler ve **erzak** paylaştılar.
In the story, the hero survived in the forest with only wild victuals.
Hikayede kahraman yalnızca yabani **erzaklarla** ormanda hayatta kalır.