Herhangi bir kelime yazın!

"vestiges" in Turkish

kalıntıiz

Definition

Eskiden var olan bir şeyin çoğu kaybolmuş olan küçük kalıntı ya da izleri.

Usage Notes (Turkish)

Resmi ya da akademik bağlamlarda yaygındır, günlük hayat için uygun değildir. Tarihi veya kültürel kalıntılar için kullanılır.

Examples

Archaeologists found vestiges of an ancient city.

Arkeologlar eski bir şehrin **kalıntılarını** buldu.

The language has a few vestiges from Latin.

Dil, Latince’den birkaç **iz** taşımaktadır.

Only vestiges of the old path remain in the forest.

Ormanda eski patikanın yalnızca **kalıntıları** kaldı.

You can still spot vestiges of Roman architecture in the town's buildings.

Kasabanın binalarında hâlâ Roma mimarisinin **izleri** görülebilir.

Modern habits are just vestiges of ancient traditions.

Modern alışkanlıklar, eski geleneklerin sadece birer **kalıntısıdır**.

After the flood, only vestiges of the original bridge were left.

Sel sonrasında, orijinal köprünün sadece **kalıntıları** kaldı.