"verifies" in Turkish
Definition
Bir şeyin doğru veya gerçek olup olmadığını kanıt veya bilgi ile kontrol etmek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi veya teknik bağlamlarda kullanılır; 'bilgiyi doğrular', 'kimliği teyit eder' gibi. Günlük konuşmada 'kontrol eder' de denebilir.
Examples
She verifies every answer before submitting the test.
O, testi göndermeden önce her cevabı **doğrular**.
The bank verifies your identity when you open an account.
Banka, hesap açarken kimliğinizi **doğrular**.
The system verifies if your password is correct.
Sistem, şifrenizin doğru olup olmadığını **doğrular**.
Our team verifies all the data before publishing any reports.
Ekibimiz, herhangi bir raporu yayımlamadan önce tüm verileri **doğrular**.
Whenever she gets an email from an unknown sender, she verifies it before replying.
Bilinmeyen bir gönderenden e-posta aldığında, yanıtlamadan önce mutlaka **doğrular**.
The software automatically verifies your information when you log in.
Yazılım, giriş yaptığınızda bilgilerinizi otomatik olarak **doğrular**.