Herhangi bir kelime yazın!

"venous" in Turkish

venöz

Definition

Damarlar, özellikle kalbe kan taşıyan toplardamarlarla ilgili olan.

Usage Notes (Turkish)

'Venous' kelimesi, genellikle tıbbi veya bilimsel bağlamlarda ('venous blood', 'venous system' gibi) kullanılır. Sadece toplardamarlarla ilgilidir, atardamarlarla değil. 'Vein' (isim) ile karıştırmayın.

Examples

The doctor checked her venous blood flow.

Doktor onun **venöz** kan akışını kontrol etti.

A venous catheter was used during the surgery.

Ameliyat sırasında **venöz** kateter kullanıldı.

Problems with venous circulation can cause swelling.

**Venöz** dolaşımdaki sorunlar şişliğe neden olabilir.

He needed a venous blood sample for the test.

Test için **venöz** bir kan örneği gerekiyordu.

The nurse is experienced in finding venous access quickly.

Hemşire **venöz** damara ulaşmada hızlıdır.

Some medications must be given through a venous injection.

Bazı ilaçlar **venöz** enjeksiyon ile verilmelidir.