"unwillingness" in Turkish
Definition
Bir şeyi yapmak istememe, bir konuda isteğin veya hevesin olmaması durumudur.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'unwillingness to help', 'unwillingness towards change' gibi ifadelerle kullanılır. Tek bir olaydan çok genel bir tutumu anlatır.
Examples
His unwillingness to participate surprised everyone.
Onun **isteksizliği** herkesi şaşırttı.
Her unwillingness to eat vegetables is a problem.
Sebzeleri yemek konusundaki **isteksizliği** bir sorun.
They talked about his unwillingness to change jobs.
Onun iş değiştirme konusundaki **isteksizliği** hakkında konuştular.
There was clear unwillingness among the team to work late hours.
Takımda geç saatlere kadar çalışmaya karşı açık bir **isteksizlik** vardı.
My unwillingness to travel came from being tired, not from fear.
Seyahat etme konusundaki **isteksizliğim** yorgunluktan kaynaklanıyordu, korkudan değil.
Dealing with his unwillingness was harder than I thought.
Onun **isteksizliği** ile baş etmek beklediğimden zordu.