"untangling" in Turkish
Definition
Karışık ya da düğümlenmiş bir şeyi tekrar düz veya net hale getirmek; ayrıca karmaşık sorunları çözmek anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik konuşmada kullanılır; hem fiziksel (saç, kablo) hem de soyut konularda ('untangling a mystery') geçer. Sık kullanılan ifadeler: 'untangling knots', 'untangling problems'. Sabır ve dikkat gerektirir.
Examples
She spent an hour untangling her necklace.
O bir saatini kolyesini **çözmek** için harcadı.
Tom is untangling the wires behind the TV.
Tom televizyonun arkasındaki kabloları **çözüyor**.
The teacher is untangling the jump ropes for the kids.
Öğretmen çocuklar için ipleri **çözüyor**.
I'm still untangling all the stuff that happened last week.
Geçen hafta olan her şeyi hâlâ **çözmeye** çalışıyorum.
He’s great at untangling complicated problems at work.
İş yerinde karmaşık sorunları **çözme** konusunda harika.
Untangling my thoughts took longer than I expected.
Düşüncelerimi **çözmek** beklediğimden daha uzun sürdü.