"unsold" in Turkish
Definition
Satılmaya çalışıldığı halde alıcı bulamayan veya elde kalan ürün demektir.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla ürün, ev, bilet gibi satışa çıkarılıp satılmayan şeyler için kullanılır. Hizmetler veya insanlar için kullanılmaz. 'unsold items', 'unsold inventory' gibi kalıplarda sık geçer.
Examples
The store discounted all the unsold clothes.
Mağaza tüm **satılmamış** kıyafetleri indirimli sattı.
There were many unsold tickets after the concert.
Konserden sonra birçok **satılmamış** bilet kaldı.
He donated the unsold food to charity.
O, **satılmamış** yiyecekleri hayır kurumuna bağışladı.
After a week, most of the holiday decorations were still unsold.
Bir hafta sonra çoğu bayram süsü hâlâ **satılmamış** durumdaydı.
The realtor lowered the price after the house remained unsold for months.
Ev birkaç ay **satılmamış** kalınca emlakçı fiyatı düşürdü.
If these products stay unsold much longer, we'll have to clear them out.
Bu ürünler daha uzun süre **satılmamış** kalırsa, elden çıkarmamız gerekecek.