"unromantic" in Turkish
Definition
Romantik hislerden, heyecandan veya sevecenlikten yoksun olan kişileri, davranışları ya da durumları tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok romantik özelliği olmayan kişi ve durumlar için hafif eleştiri ya da espriyle kullanılır. 'gesture', 'person', 'view' ile sıkça birlikte görülür.
Examples
He is too unromantic to remember our anniversary.
O, yıldönümümüzü hatırlayamayacak kadar **romantik olmayan** biri.
The movie was very unromantic and boring.
Film çok **romantik olmayan** ve sıkıcıydı.
Buying a vacuum as a gift is kind of unromantic.
Hediye olarak elektrikli süpürge almak biraz **romantik olmayan** bir davranış.
I know it sounds unromantic, but I prefer pizza night over a fancy dinner.
Biliyorum, kulağa **romantik olmayan** gelebilir ama şık bir akşam yemeği yerine pizza gecesini tercih ederim.
His very practical, unromantic view of marriage surprised me.
Evliliğe dair onun oldukça pratik ve **romantik olmayan** bakışı beni şaşırttı.
She jokes that flowers are nice, but she's just as happy with her unromantic cup of coffee in the morning.
O, çiçeklerin güzel olduğunu ama sabahki o **romantik olmayan** kahvesinin de kendisini mutlu ettiğini şakayla karışık söylüyor.