"unremarkable" in Turkish
Definition
Herhangi bir şekilde dikkat çekmeyen, sıradan ya da özel olmayan bir şeyi ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle değerlendirme, rapor veya tıbbi belgelerde geçer. 'remarkable' (dikkat çekici) ile karıştırmayın. 'unremarkable appearance', 'the results were unremarkable' gibi kalıplarda kullanılır.
Examples
The building looked unremarkable from the outside.
Bina dışarıdan **önemsiz** görünüyordu.
Her test results were unremarkable.
Test sonuçları **sıradandı**.
His performance was unremarkable compared to the others.
Performansı, diğerlerine kıyasla **önemsizdi**.
It was just another unremarkable Monday at work.
İş yerinde sadece başka bir **sıradan** pazartesiydi.
Most days in this town are pretty unremarkable.
Bu kasabadaki çoğu gün oldukça **sıradan**.
Despite his achievements, he always felt unremarkable.
Başarılarına rağmen, her zaman kendini **önemsiz** hissederdi.