"unravelled" in Turkish
Definition
Bir şeyin çözülmesi, dağılması ya da gizemin anlaşılır hale gelmesi.
Usage Notes (Turkish)
Kelime hem ip/süpürge gibi nesneler hem de 'gizem', 'plan' gibi soyut şeylerde kullanılır.
Examples
The sweater quickly unravelled when I pulled the loose thread.
Gevşek ipi çekince kazak hemen **çözüldü**.
The mystery finally unravelled after many years.
Yıllar sonra gizem sonunda **çözüldü**.
Her plans quickly unravelled when things went wrong.
İşler ters gidince planları hızla **dağıldı**.
Everything seemed fine until it all unravelled overnight.
Her şey yolundaydı, ta ki bir gecede her şey **dağıldı**.
The truth unravelled as the detective found more clues.
Dedektif daha fazla ipucu buldukça gerçek **ortaya çıktı**.
Their friendship slowly unravelled after the big argument.
Büyük kavganın ardından dostlukları yavaşça **dağıldı**.