"unobtrusive" in Turkish
Definition
Dikkat çekmeyen, göze batmayan ya da sade olan kişi, nesne veya davranış için kullanılır. Genellikle olumlu, kibar ya da gösterişsiz bir anlam taşır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumlu ya da nötr anlamlıdır; "göze çarpmayan tasarım" veya "göze çarpmayan davranış" gibi. "invisible" tamamen gözden kaybolmuş anlamında farklıdır.
Examples
He wore an unobtrusive suit to the meeting.
Toplantıya **göze çarpmayan** bir takım elbise giydi.
The building's unobtrusive design blends with the neighborhood.
Binanın **göze çarpmayan** tasarımı mahalleyle bütünleşiyor.
She tried to be unobtrusive during the event.
Etkinlik boyunca **göze çarpmamaya** çalıştı.
Their unobtrusive help made a huge difference without anyone noticing.
Onların **göze çarpmayan** yardımı, kimse fark etmeden büyük bir fark yarattı.
He prefers unobtrusive background music in restaurants.
Restoranlarda **göze çarpmayan** bir arka plan müziğini tercih ediyor.
The security guards kept an unobtrusive watch on the crowd.
Güvenlik görevlileri kalabalığı **göze çarpmadan** gözlemledi.