"unmitigated" in Turkish
Definition
Bir şeyin hiçbir şekilde hafifletilmediğini, tamamen ve eksiksiz olduğunu vurgulamak için kullanılır; genellikle olumsuz şeyler için.
Usage Notes (Turkish)
Çok resmidir ve genellikle 'unmitigated disaster' gibi olumsuz isimlerden önce gelir. Olumlu anlamlarda nadiren kullanılır. Fiillerden önce gelmez.
Examples
The event was an unmitigated disaster.
Etkinlik **tam anlamıyla** bir felaketti.
His speech showed unmitigated arrogance.
Konuşması, **tam anlamıyla** bir kibir gösterisiydi.
The plan was an unmitigated failure.
Plan **tam anlamıyla** bir başarısızlıktı.
Calling his behavior anything less than unmitigated rudeness would be too generous.
Davranışını **tam anlamıyla** kabalıktan daha hafif bir şey olarak adlandırmak fazla cömertlik olurdu.
It was unmitigated joy to finally see her.
Sonunda onu görmek **tam anlamıyla** bir mutluluktu.
Their attempt to fix the problem resulted in unmitigated chaos.
Sorunu çözme girişimleri **tam anlamıyla** bir kaosa yol açtı.