"unjustified" in Turkish
Definition
Geçerli bir sebep ya da açıklaması olmayan; adil veya makul olmayan.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi, hukuki veya akademik yazılarda kullanılır. 'haksız eleştiri', 'gerekçesiz korku' gibi ifadelerle sıkça görülür. Geçerli gerekçenin olmadığına vurgu yapar.
Examples
The teacher said the student's absence was unjustified.
Öğretmen, öğrencinin yokluğunun **haksız** olduğunu söyledi.
Your fear of speaking is unjustified.
Konuşma korkun **gerekçesizdir**.
The extra charges on my bill were unjustified.
Faturamdaki ek ücretler **gerekçesizdi**.
His anger at the situation seemed totally unjustified to me.
Duruma karşı öfkesi bana tamamen **haksız** göründü.
We received unjustified criticism from people who didn’t understand our work.
İşimizi anlamayan insanlardan **haksız** eleştiri aldık.
That was an unjustified expense, and we need to cut costs.
Bu **gerekçesiz** bir masraftı ve maliyetleri azaltmamız gerekiyor.