"unimpeded" in Turkish
Definition
Herhangi bir engel veya kısıtlama olmadan ilerleyebilen, gelişebilen durumu ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Resmî ve akademik dilde yaygındır; 'engelsiz erişim', 'engelsiz büyüme' gibi ifadelerde kullanılır. İnsanların duyguları veya yasal kısıtlar için genellikle tercih edilmez.
Examples
The river flowed unimpeded through the valley.
Nehir, vadiden **engelsiz** akıp geçti.
She had an unimpeded view of the mountains.
Dağlara **engelsiz** bir görüşü vardı.
Traffic flowed unimpeded after the accident was cleared.
Kaza kaldırıldıktan sonra trafik **engelsiz** aktı.
Technology should enable unimpeded access to information for everyone.
Teknoloji, herkes için bilgiye **engelsiz** erişim sağlamalıdır.
The company’s unimpeded growth surprised the market.
Şirketin **engelsiz** büyümesi piyasayı şaşırttı.
After the policy change, data could move unimpeded between departments.
Politika değişikliğinden sonra, veriler bölümler arasında **engelsiz** aktarılabildi.