"unifying" in Turkish
Definition
İnsanları veya şeyleri bir araya getirerek birlik ve bütünlük duygusu oluşturan.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumlu veya resmi durumlarda kullanılır; 'birleştirici güç', 'birleştirici tema' gibi ifadelerde geçer. Her zaman 'uniting' ile aynı anlamda değildir; daha çok bütünlük ve uyum sağlamaya vurgu yapar.
Examples
A unifying idea helped the team reach its goal.
Takımı hedefe ulaştıran **birleştirici** bir fikirdi.
Music has a unifying effect on people from different countries.
Müziğin, farklı ülkelerden gelen insanlar üzerinde **birleştirici** bir etkisi vardır.
The flag is a unifying symbol for the nation.
Bayrak, ulus için **birleştirici** bir semboldür.
Her speech had a really unifying influence at the meeting.
Konuşması toplantıda gerçekten **birleştirici** bir etki yarattı.
A strong leader can be a unifying force during hard times.
Zor zamanlarda güçlü bir lider, **birleştirici** bir güç olabilir.
They chose a unifying theme for the festival so everyone would feel included.
Festival için herkesin kendini dahil hissedebileceği bir **birleştirici** tema seçtiler.