"unfortunate" in Turkish
Definition
Üzücü, şanssız veya hayal kırıklığı yaratan durumlar için kullanılır. Kötü olaylar veya yanlış kararlar için de söylenebilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle isimlerden önce gelir: 'an unfortunate accident'. Kaba bir şekilde 'kötü' demek yerine daha nazik ve yumuşak bir tondadır.
Examples
It was an unfortunate accident.
Bu **talihsiz** bir kazaydı.
She had an unfortunate day at work.
İş yerinde **talihsiz** bir gün geçirdi.
That was an unfortunate mistake.
Bu **talihsiz** bir hataydı.
It's unfortunate, but we have to cancel the trip.
**Talihsiz** ama geziyi iptal etmek zorundayız.
An unfortunate misunderstanding caused the whole problem.
Tüm sorunun nedeni **talihsiz** bir yanlış anlaşılmaydı.
He made the unfortunate decision to ignore the warning signs.
O, uyarıları görmezden gelme gibi **talihsiz** bir karar verdi.