"unforeseeable" in Turkish
Definition
Önceden tahmin edilmesi ya da bilinmesi imkansız olan bir durum veya olay.
Usage Notes (Turkish)
Genelde resmi ve hukuki ifadelerde ('öngörülemez durumlar' gibi) kullanılır. Tam olarak önceden bilinemezliği vurgular.
Examples
The accident was caused by an unforeseeable event.
Kaza, **öngörülemez** bir olay nedeniyle meydana geldi.
We had to cancel the trip due to unforeseeable circumstances.
**Öngörülemez** koşullar nedeniyle geziyi iptal etmek zorunda kaldık.
Natural disasters are often unforeseeable.
Doğal afetler çoğu zaman **öngörülemez**dir.
Nobody could have prepared for such an unforeseeable situation.
Kimse böyle bir **öngörülemez** duruma hazırlıklı olamazdı.
The delay was completely unforeseeable; nobody saw it coming.
Gecikme tamamen **öngörülemez**di; kimse bunun olacağını tahmin etmemişti.
Sometimes life throws unforeseeable challenges your way.
Bazen hayat karşımıza **öngörülemez** zorluklar çıkarır.