"unfolding" in Turkish
Definition
Bir olay, hikaye ya da durumun zaman içinde aşama aşama gelişmesi veya ortaya çıkması.
Usage Notes (Turkish)
Haberlerde, hikaye veya analizlerde 'devam eden', 'yeni gelişen' durumlar için kullanılır. Maddi bir nesnenin açılması için kullanılmaz.
Examples
The unfolding of the story kept everyone interested.
Hikayenin **gelişmesi** herkesin ilgisini çekti.
We are following the unfolding events on the news.
Haberlerde **gelişen** olayları takip ediyoruz.
The unfolding mystery made the book exciting.
**Gelişen** gizem kitabı heyecanlı kıldı.
With the situation unfolding so quickly, it's hard to keep up.
Durum o kadar hızlı **gelişiyor** ki yetişmek zor.
No one knows what the unfolding drama will lead to next.
Kimse, **gelişmekte olan** dramatik olayların nereye varacağını bilmiyor.
People watched in awe at the unfolding of history before their eyes.
İnsanlar, tarihin gözlerinin önünde **gelişmesini** hayranlıkla izledi.