"unfolded" in Turkish
Definition
Katlanmış bir şeyin açılması ya da bir olayın/zamanın yavaş yavaş gelişmesi veya ortaya çıkmasını ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Hem nesneler (harita açıldı) hem de süreçler (olaylar yavaşça açığa çıktı) için kullanılır. Hikâye veya olayların kademeli ilerlemesini vurgular.
Examples
He unfolded the map on the table.
Haritayı masanın üstüne **açtı**.
The napkin unfolded by itself.
Peçete kendi kendine **açıldı**.
She unfolded the letter and began to read.
O, mektubu **açtı** ve okumaya başladı.
As the story unfolded, the mystery became clearer.
Hikaye **ortaya çıktıkça**, gizem daha da netleşti.
An unexpected problem unfolded during the event.
Etkinlik sırasında beklenmedik bir sorun **ortaya çıktı**.
We watched as the evening unfolded into a night of laughter.
Akşamın nasıl kahkahalarla dolu bir geceye **dönüştüğünü** izledik.