Herhangi bir kelime yazın!

"unfavorable" in Turkish

olumsuzelverişsiz

Definition

Olumsuz, işe yaramayan ya da iyi bir sonuca yol açması beklenmeyen durumları tanımlar. Birinin çıkarlarına karşı olmayı da ifade edebilir.

Usage Notes (Turkish)

Resmî, raporlarda ya da iş ve bilimsel ortamlarda sıkça geçer. 'unfavorable conditions', 'unfavorable outcome', 'unfavorable review' gibi kalıplarla kullanılır. Günlük konuşmada pek kullanılmaz. Zıttı: 'favorable'.

Examples

The weather forecast predicts unfavorable conditions for flying.

Hava tahminine göre uçuş için **elverişsiz** koşullar bekleniyor.

His project received an unfavorable review from the supervisor.

Projesi, süpervizöründen **olumsuz** bir değerlendirme aldı.

Starting a business in an unfavorable economy is risky.

**Olumsuz** bir ekonomide iş kurmak risklidir.

Her suggestion was met with unfavorable reactions from the team.

Onun önerisi ekipten **olumsuz** tepkiler aldı.

You may get an unfavorable outcome if you don't prepare well for the interview.

Mülakata iyi hazırlanmazsanız, **olumsuz** bir sonuç alabilirsiniz.

The new tax laws are unfavorable to small businesses.

Yeni vergi yasaları küçük işletmeler için **olumsuz**.