Herhangi bir kelime yazın!

"unexposed" in Turkish

maruz kalmamışaçığa çıkmamış

Definition

Bir şeyin güneş, tehlike, bilgi veya virüs gibi bir unsura maruz kalmamış ya da açığa çıkmamış olmasını ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle bir kişinin, şeyin ya da alanın bir şeye (ör. risk, etki, görünürlük) hiç maruz kalmadığını belirtir. 'unexposed to...' şeklinde kullanılır.

Examples

This photo film is unexposed.

Bu fotoğraf filmi **maruz kalmamış**.

The plants stayed unexposed to sunlight.

Bitkiler güneş ışığına **maruz kalmamış** olarak kaldı.

Many children are still unexposed to this information.

Birçok çocuk hâlâ bu bilgiye **maruz kalmamış** durumda.

Some remote villages remain unexposed to outside influences.

Bazı uzak köyler hâlâ dış etkilere **maruz kalmamış** durumda.

Luckily, the majority of the population was unexposed to the virus.

Neyse ki, nüfusun çoğu virüse **maruz kalmamış**tı.

That side of the painting has remained unexposed for decades.

Tablonun o tarafı onlarca yıl boyunca **açığa çıkmamış** durumda kaldı.