"uneven" in Turkish
Definition
Yüzeyi pürüzsüz olmayan, seviyeleri veya miktarları eşit olmayan; hem fiziksel hem de soyut farklar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Yüzeyler için 'düzensiz zemin', dağılımlar için 'eşit olmayan dağılım' ifadelerinde sıkça kullanılır. Hem somut hem soyut farkları tanımlar; matematikteki 'tek' sayılarla karıştırılmaz.
Examples
The table is uneven and wobbles when you touch it.
Masa **düzensiz**, dokunduğunda sallanıyor.
His handwriting is very uneven and hard to read.
El yazısı çok **düzensiz** ve okunması zor.
The stairs outside are uneven, so be careful.
Dışardaki merdivenler **düzensiz**, dikkatli ol.
The paint on the wall looks uneven after just one coat.
Duvar boyası sadece bir kat sonrası **eşit olmayan** görünüyor.
There's an uneven distribution of wealth in that country.
O ülkede servetin **düzensiz** bir dağılımı var.
His performance was a bit uneven throughout the season.
Sezon boyunca performansı biraz **düzensizdi**.