Herhangi bir kelime yazın!

"unearth" in Turkish

ortaya çıkarmakgün yüzüne çıkarmak

Definition

Toprağa gömülü bir şeyi çıkarmak ya da gizli bilgi, nesne veya gerçeği bulmak.

Usage Notes (Turkish)

'Unearth' hem gerçek anlamda gömülü bir şeyi çıkarmak hem de gizli bilgi veya gerçeği bulmak için kullanılır. Özellikle haberlerde ve araştırmalarda görülür.

Examples

They unearthed a dinosaur bone in the field.

Tarlada bir dinozor kemiğini **ortaya çıkardılar**.

The police tried to unearth the truth about the robbery.

Polis, soygunla ilgili gerçeği **ortaya çıkarmaya** çalıştı.

Farmers sometimes unearth old coins while working the land.

Çiftçiler, toprağı işleyerken bazen eski paralar **ortaya çıkarır**.

The journalist worked hard to unearth details of the scandal.

Gazeteci, skandalın ayrıntılarını **gün yüzüne çıkarmak** için çok çalıştı.

You never know what secrets you might unearth when cleaning out the attic.

Tavan arasını temizlerken hangi sırları **ortaya çıkaracağını** kimse bilemez.

Researchers hope to unearth evidence that supports their theory.

Araştırmacılar, teorilerini destekleyecek kanıtları **ortaya çıkarmayı** umuyor.