"undiscovered" in Turkish
Definition
Henüz bulunmamış veya ortaya çıkarılmamış olan şey. Yerler, nesneler veya bilgiler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok bilimsel, keşif veya sanatsal anlatımlarda kullanılır. 'undiscovered talent', 'undiscovered islands' gibi ifadelere sıkça rastlanır. Henüz bulunmamış olmanın verdiği gizemi vurgular.
Examples
Many undiscovered species live in the rainforest.
Yağmur ormanında birçok **keşfedilmemiş** tür yaşıyor.
There are still undiscovered treasures in the ocean.
Okyanusta hâlâ birçok **keşfedilmemiş** hazine var.
She has an undiscovered talent for painting.
Onun resim yapmakta **keşfedilmemiş** bir yeteneği var.
Some of the world’s best food is in undiscovered little restaurants.
Dünyanın en iyi yemeklerinin bazıları **keşfedilmemiş** küçük restoranlardadır.
New technology helps us find undiscovered planets far from Earth.
Yeni teknoloji, Dünya'dan uzak **keşfedilmemiş** gezegenleri bulmamıza yardımcı oluyor.
Who knows what undiscovered secrets are hidden in space?
Kim bilir uzayda hangi **keşfedilmemiş** sırlar saklı?